Önemli Çıkarımlar:
- MISL, son 12 aylık dönemde ITA'yı önemli ölçüde geride bıraktı.
- MISL, 804,5 milyon dolar varlıkla %0,6 gider oranına sahip.
- Savunma harcamalarındaki artış, geleneksel donanım yerine teknoloji odaklı yüklenicileri destekliyor.
Önemli Çıkarımlar:

Küresel çapta savunma harcamaları artıyor ve iki ETF, yatırımcılara sektöre zıt yollar sunuyor.
First Trust Indxx Havacılık ve Savunma ETF'i (MISL), son 12 aylık dönemde iShares ABD Havacılık ve Savunma ETF'ini (ITA) önemli ölçüde geride bıraktı. Bunun temel nedeni, artan savunma harcamalarının teknoloji odaklı yüklenicilere olan talebi artırması.
First Trust verilerine göre MISL'in portföyü ağırlıklı olarak teknolojiye yöneliyor. En büyük holding %9,24 ile Palantir Technologies olurken, onu %8,01 ile GE Aerospace ve %7,78 ile Boeing takip ediyor. Fon, 49 pozisyona sahip olup, %83'ü sanayi ve %17'si teknoloji sektörlerine tahsis edilmiş durumda.
MISL, %0,6 gider oranına ve 804,5 milyon dolar yönetim altındaki varlığa sahip olup, geriye dönük temettü verimi %0,3 seviyesinde bulunuyor. Buna karşılık ITA, sektöre daha düşük maliyetli bir giriş sunarak, köklü havacılık ve savunma şirketlerinden oluşan daha geniş bir endeksi takip ediyor. Sektör tahminlerine göre, fırlatma maliyetlerindeki düşüş ve geniş bant uydu genişlemesinin etkisiyle küresel uzay ekonomisinin 2035 yılına kadar neredeyse üç katına çıkması bekleniyor.
Teknoloji ağırlıklı savunma fonlarının gösterdiği bu üstün performans, yatırımcıların gelecekteki savunma sözleşmelerinin geleneksel donanım yerine yazılım, veri analitiği ve otonom sistemleri tercih edeceğine bahis oynadığını gösteriyor. Hükümetler askeri modernizasyona öncelik verdikçe küresel savunma bütçeleri artıyor ve bu eğilim, onlarca yıl boyunca rekabet dinamiklerini yeniden şekillendirebilir.
Teknoloji Ağırlıklı Fonlar Yükselişe Öncülük Ediyor
MISL ve ITA arasındaki farklılaşma, savunma harcamalarının nereye yöneleceğine dair daha geniş bir tartışmayı yansıtıyor. MISL'in en büyük holdingi olan Palantir, yazılımı ABD ordusu tarafından kullanılan bir veri analitiği şirketi ve geleneksel havacılık devleri GE Aerospace ile Boeing'in yanında yer alıyor. Fonun %17'lik teknoloji tahsisi, çoğu geleneksel savunma ETF'inden önemli ölçüde daha yüksek.
Mart 2026'da piyasaya sürülen ve iki ay içinde varlıkları 2,5 milyar doları aşan Tema Space Innovators ETF'i (NASA), özel bir amaçlı araç aracılığıyla doğrudan SpaceX erişimi de dahil olmak üzere uzay inovasyonuna daha dar bir bahis sunuyor. NASA, %0,75 gider oranına sahip ve saf uzay maruziyeti arayan yatırımcılardan önemli girişler çekti.
Daha Geniş Savunma Ekosistemi Odakta
155 milyon dolar varlık ve %0,45 gider oranına sahip SPDR S&P Kensho Future Security ETF'i (FITE), siber güvenlik, drone ve uzay teknolojisine odaklanan şirketleri takip ediyor. Portföyünün yaklaşık %30'u havacılık ve savunma isimlerinden oluşurken, en büyük holdingler arasında Planet Labs, Redwire ve Palo Alto Networks yer alıyor.
Savunma harcamalarının mali baskıyı artırmasıyla ABD 10 yıllık Hazine tahvil getirisi yüksek seyrederken, daha yüksek hükümet harcaması beklentileriyle ABD dolar endeksi güçlendi. CBOE Volatilite Endeksi'nin 12 aylık medyanına yakın seyretmesi, savunma hisselerine dönüşün bir kaçış hareketinden ziyade yapısal bir değişim olduğunu gösteriyor.
Yatırımcılar için bu fonlar arasındaki seçim, savunma harcamalarındaki artışın geleneksel yüklenicilere mi yoksa askeri sistemlere yazılım entegre eden teknoloji şirketlerine mi fayda sağlayacağına bağlı. MISL'in son dönemdeki üstün performansı, piyasanın ikincisine bahis oynadığını gösteriyor ancak ITA'nın düşük maliyeti ve daha geniş çeşitlendirmesi, temel sektör maruziyeti arayanlar için cazip olmayı sürdürüyor.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.