Kıdemli bir fon yöneticisi, yapay zeka odaklı boğa piyasasının devam edecek güce sahip olduğunu savunarak S&P 500'ün gelecek yıla kadar yaklaşık %50 yükselerek 10.000 puana ulaşacağına dair iddialı bir tahminde bulunuyor.
YWR fon yöneticisi Eric, kazanç büyümesinin %26'ya hızlanmasıyla S&P 500'ün kabaca %50'lik bir kazançla 10.000 puana fırlayabileceğini söyledi.
"Kazanç büyümesi tarihsel ortalama %8'den %12-15 seviyesine kaydı ve bunun daha da hızlandığını görüyoruz" diyen Eric, bir röportajda "Matematik, F/K oranının 20 kattan 25-30 kata yeniden değerlenmesini destekliyor" ifadelerini kullandı.
Eric, 2026 mali yılı için S&P 500 hisse başına kazancını yaklaşık 340 dolar olarak öngörüyor; bu kabaca %25 ila %26 büyümeye işaret ederken, takip eden yıl için %20'lik bir kazanç daha bekleniyor. Bu tahminin temelinde, enflasyonun yaklaşık %4 ve 10 yıllık Hazine tahvil getirisinin kabaca %4,5 olduğu sıfıra yakın reel faiz oranları yatıyor. Eric, Gordon Büyüme Modeli'ne göre bu durumun hisse senetlerini tahvillere kıyasla cazip kıldığını belirtti.
10.000 puan hedefi, tarihsel ortalama olan 20 katın üzerinde, 25 ila 30 kat arasında bir ileri F/K oranına işaret ediyor. Eric, en büyük riskin hiperscale sermaye harcamalarındaki yavaşlama olduğu uyarısında bulundu ve 2027'de veri merkezi inşaatlarının durması halinde bunun S&P 500'de %40'lık bir düşüşü tetikleyebileceğini söyledi.
Bu Yapay Zeka Döngüsü 1999'dan Neden Farklı
Eric, mevcut yapay zeka odaklı yükselişin, dot-com döneminin aksine, bir değerleme balonundan ziyade daha çok bir kazanç balonu olduğunu savunuyor. Güney Kore'deki bellek çipi üreticileri de dahil olmak üzere yarı iletken tedarik zinciri hisselerinin sadece 6 ila 8 kat kazançla işlem gördüğüne dikkat çekti. Buna karşılık, Cisco Systems 1999'da 50 kat kazançla, JDS Uniphase ise 100 kat kazançla işlem görüyordu.
Eric ayrıca halka arz piyasasındaki yapısal bir değişime de işaret etti. Özel sermaye ve girişim sermayesi firmaları artık portföy şirketlerini daha uzun süre ellerinde tutuyor ve genellikle trilyon dolar değerlemelere ulaşana kadar halka arz etmeyi bekliyor. Bu durum, 1990'ların sonlarına damgasını vuran ilk gün halka arz sıçramalarıyla karakterize edilen perakende yatırımcı coşkusunu azalttı ve mevcut boğa piyasasının daha yavaş yanıp daha uzun sürebileceğini gösteriyor.
Eric, kurumsal yatırımcıların geniş çapta şüpheci olmaya devam ettiğini ve hiperscale şirketlerinin veri merkezi yatırımlarından yeterli getiri sağlayıp sağlayamayacağına dair endişelerin bulunduğunu belirtti. Ona göre bu ihtiyat, piyasanın henüz spekülatif bir tepe noktasına ulaşmadığına dair bir kontrpiyano sinyali.
İzlenecek Sektörler: Borsalar, Enerji ve Bankalar
Eric, CME Group ve Intercontinental Exchange'i cazip bahisler olarak öne çıkardı ve her ikisinin de güçlü kazanç kalitesi ve nakit akışı yaratma kabiliyetine rağmen sırasıyla yaklaşık 18 kat ve 15 kat kazanç gibi tarihsel olarak düşük çarpanlarla işlem gördüğünü belirtti. Sürekli vadeli işlem sözleşmelerinden gelen tehdidi küçümseyen Eric, CME'nin kurumsal müşteri tabanı ve fiziksel teslimat kabiliyetlerinin kalıcı bir hendek oluşturduğunu savundu.
Eric, petrol, gaz, rafineri ve nakliye hisselerinde piyasanın henüz fiyatlamadığı önemli kazanç revizyonları yaşandığını söyledi. Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların, Rusya-Ukrayna çatışmasının kalıcı etkisine benzer şekilde, ABD'li rafineriler ve küresel nakliye şirketleri için çok yıllı yapısal rüzgarlar yaratabileceğini ifade etti.
Eric ayrıca Avrupa ve Japon bankalarına yönelik iyimser duruşunu korudu ve küresel bankacılık sektörünün finansal kriz sonrası sıkılaşma döneminden, düzenleyici gevşeme ve kredi genişlemesinin yeni bir döngüsüne geçtiğini savundu. Mitsubishi UFJ Financial Group'un geçen yıl %10 kredi büyümesi kaydettiğini (yıllar sonraki ilk genişleme) ve Avrupa bankalarının yaklaşık %5 kâr büyümesiyle 8-9 kat kazançtan işlem gördüğünü belirtti.
Eric, yazılım hisseleri konusunda temkinli davranarak, iş modellerinin koltuk başına lisanslamadan API tabanlı kullanım fiyatlandırmasına geçmesiyle sektörün uzun vadeli belirsizlikle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu. Bu geçişin, yazılım hisselerini tıpkı ofis gayrimenkullerinin mevcut durumu gibi "yarı ölü para" haline getirebileceğini söyledi.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.